Sayfalar

Sözün Özü

 Şöyle bir dolu dolu baktım da; bunca zaman çok dolu ve güzel şeyler yazmış olsam da bomboş şeyler de yazmışım. Bloguma girenlerin birkaç yazı okuyup çıkması yerine buraya bir göz atıp ilgilerini çeken yazıları okumaları için böyle bir şey yapma kararı aldım. Kitap özeti gibi oldu ehehe.

  İşte bu zamana kadar en beğenilen yazılarım;

Burca Göre Kız Ayartma Rehberi

 Bu; burçlara göre kızların huyu suyu bilmem nesidir hacım. Zamanında büyük bir işsizlik sonucu yazmıştım ama sonradan fark ettim ki her burçtan birisi de olmuş hayatımda. Tamamen gözlemler yani anlayacağın.

Gölgesiz Birey - Tabutun Kapağını Tırmalama Dürtüsü
''Gözlerimi açtığımda tabutumun tahtası ile yüz yüze geldim. Marilyn Monroe geldi birden aklıma. 'Yaşasa tabutunun kapağını tırmalayacak kadından öte olmamıştı hiçbir zaman benim için. ''

 Bunda neyin kafasında olduğumu hatırlamıyorum ama o zaman tuttuğum günlükten bir yazıydı. İçimdeki diğer çocuğun bir rüyası yada hayali gibi birşey diyelim.

Benim için yazmak dünyanın en zor ama en zevkli işidir
''Kaderin çok mükemmel bir mizah anlayışı vardır. Fakat bazı bünyelerce yanlış anlaşılıp mutsuz olmaları için karşılarına çıkan engellere takılmayı tercih ederler. Sonsuza kadar yaşayacaklarını sanarak önlerine gelen engellerin üzerinden atlayıp koşmaya devam etmek yerine o engelleri oradan yok etmeye çalışırlar. Bazen görmezden gelmenin en güzel çözüm olduğunu çok iyi bildiğim halde ben de dürtülerime karşı koyamayabiliyorum.''

 
 Sanırım her yazının ilham kaynağı budur.

Hiç Keşfedilmemiş
 Belki aynı şarkıya aynı anda kafa sallamışızdır kulaklıkları takıp dünyayı umursamazcasına yıldızlara odaklanıp. Ve demişizdir ki; kendi yalnızlığımda boğulacağım bir gün sanırım.


 Gelecekteki sevgiliye yazılmış bir mektup. Bu sevgili karşıma hiç çıkmadı diyebilirim.


Gölgesiz Birey - Merhaba; Ben Okyanus
 Güneşin yüzüme vurduktan sonra bir de uzun süre aradan sonra ilk defa içimi ısıttığını hissedeli çok olmadı.

Gölgesiz birey temalı bir yazı daha. içerisinde bir sürü aforizma ve hayat tecrübesi barındıran kurgu.

Paradise, Heaven, Eden. Bizlerin Deyişi ile 'Cennet'
 Sev! Umut ve sevgi iyi şeylerdir. Ve iyi şeyler asla ölmez. Sadece azalıp çoğaltırlar birbirleri arasında. Sevgin tükenir, umudun vardır. Umudun bitmiştir, bir bakarsın sevgi sarmıştır dört bir yanını; ağzından sıcacık sevgi dolu cümleleri ile bir erkeğin ya da bir kadının. 

 Geçen sene çılgın manyak doğum günü partimin (!) sonrasında balkonda oturup viski ve sigara eşliğinde bunu yazdığımı dün gibi hatırlarım.

Sweet Love O'Mine 
 Tatlı bir pazar günü gibisin. Ya da birkaç güneşli güzel gün. Gökyüzü gülüşün eksilmesin hiç dudaklarından. Seninle geçirdiğim birkaç- birkaç saate gerçekten de bedelmiş bu zamana kadar çektiğim bunca sıkıntı. Göz kapaklarıma hapsedebileceğimi sandığım tüm kadınlar başaramadı bunu bir türlü. Hadi göz kapaklarıma portreni yapmaya başlayalım. Her kapattığımda sen ol karşımda. Açtığımda da...

 Bana bu duyguları hissettirenin canlı bir varlık olmadığını düşünüyorum bu sıralar. Bu da gelecekteki sevgiliye yazılmış bir mektuptu. O gelecek hiç gelmedi.


Buhran
 Ve aşk denen her bünyede benzer reaksiyonlar gösteren ve bünyeye göre hastalıklaşan birşey hayatın odağı oldu.

 
Canım sağlam sıkılmış olmalıydı.

Koşma Yorulduysan; Anaforda Boğulduysan... 
 İntihar edemeyecek kadar korkak birisi de değilim aslında. Ama bir kere almışım tadını mutluluğun; hep umut denen şeyi besliyor ya kalbim benden habersiz kuytu bir köşede, mutlu olacağıma dair.. İşte o yetiyor birazcık da olsa tutunmama yarınları bilinmeyen şu bilinmezlikle dolu yaşamda. 

 Sıkıntılı bir gecenin sonunda bunlar döküldü kağıda.


Günlükten Kopan Sayfalar - lll 
 Ve sen.. Müzik dinlerken hani bazen sözleri ya da melodisi dokunup acıtmaya başlayınca gözlerim dolmasın diye yukarı bakmaya çalıştığım her anda gölgesi tavanda dans eden melek... Yalnızlığımın kahramanı, hayali sırdaşım. Günlüğümün fikir ortağı, dert küpü, teması. Şarkılarımın sahibi, göz yaşlarımın tek sığınağı..

Orta okuldan beri tuttuğum günlüğün son zamanlarından birkaç parça.

Nihilist ve Varoluşçu
 Sadece gülümsedi, birasından bir yudum alıp ''Aslında beni anlatıyorsun. Bizim devrimiz geleli çok olmuş farkında mısın? Çünkü asıl 21. yüzyılda yaşayan erkek yalnız, depresif, duygusuz, iki yüzlü, dengesiz, hayatını parçalara bölmüş bir adamdır. Evde, okulda, işte, maçta, dışarıda, sevgilisinin yanında, dostunun yanında, samimi olmadığı arkadaşlarının yanında, hepsinde farklı olan adamlarız.'' dedi ve devam etti. 

Liseden çok sevdiğim bir arkadaşım ile yaptığım bir içki masası sohbeti. Kadınlar, hayat, dışlanmışlık içerir. O gecenin sonunda travestilere laf atar duruma gelmiştik işte. Neyin kafasıysa artık.

Kapalı
 Etrafımda tek çiçek koklamamış, tek bir yıldıza bakmamış, kimseyi sevmemiş, bir göğüs üzerinde uyumamış, kavga etmemiş, düşmenin adrenalinini yaşamamış, kısacası hayatla bağını koparmış insanlar görüyorum. Tek bildikleri birtakım sayılar ve harflerle uğraşmak.
 Tekdüze hayata isyanım.

Uzakta ve Hiçbir Yer'de 
Geceye adım atıp o macera denen kaprisli, baştan çıkarıcı hanımın peşine düştüğüm zamanlarda bile bana ayazı ve soğuğu ile karşılık veren, ben gittiğim zamanlarda güneş açan, ben yaşadığım zamanlarda ise bana güneşi bile göstermeyen sisli ve puslu bir şehirden bahsediyorum.

Karabok'tan sıkılma şebermesi.

Delilik
 Kız olmanın zorluklarından bahseden kezbanlara gülüyorum sadece. Peki sen hiç kolunda kıl olan bir kıza 'çok güzelsin' deme mecburiyetinde bulundun mu?

 Sanırım en mutlu olduğum zamanlardan birisiydi. Yalnızlığın tadını çıkardığım zamanlarda yazmıştım.




 Diğer yazılarım da güzeldir evet ama en çok olumlu yorum aldıklarım bunlardı. Özet geç piç diyenler için böyle birşey yaptım.

 Her yazının sonunda bir şarkı paylaşıyorum evet ama bu sefer benim için en iyi 5'i sizlere sunuyorum.


Kendinize iyi bakın; seviliyorsunuz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder