Sayfalar

Delilik

Kontrolü kaybet 
Ve hizini artir 
Silmeye hazirlan 
Söyledikleri her yeri 




Ben; gitmene izin vermeyi çok denedim. Bu bir çeşit delilik.

 Sonra bir şarkı var dediler. Kuşlar söylüyor. Dinlerken düşünce balonlarına binip uçabiliyorsun.

3 yaşımdayken bulduğum her şeyi ağzıma sokup dişlerimin varlığını hissetmek ve tadına bakmaktı çılgınlık.
6 yaşımdayken evden kaçmıştım. Yeni yerler keşfettim Tekirdağ'da. Evden öylesine uzaklaşmıştım ki bisikletle geri dönmem 3 saat sürmüştü.
8 yaşımdayken su balonlarını doldurup doldurup terastan aşağı sallardım. Islanıp küfür eden insanları görmekti sanırım çılgınlık.
12 yaşımdayken bir kıza aşık olmuştum. Bıçaklandım, köpek daldı bana. Elime bir sürü dikiş attılar. Çenem ve elmacık kemiğim kırıldı bir kavgada. Daha 12 yaşındasın düşün.
15 yaşımdayken eve geç dönmekti çılgınlık. Akşam ezanı kuralını yatsı ezanı olarak değiştirmiştim kendi halimde.
18 yaşımda bir daha aşık oldum. Rutine bindi zaten ondan sonra. Ama unutulmayan oldu o yaş. Hayatımın en sikik anında güneş doğmuştu sanki kapalı kalbime. Değerini bilemedim; kovaladım sevdiğimi yanıbaşımdan.
19 yaşımda ailemden uzak bir yerde üniversite okuma hayallerim gerçek olmaya başlıyordu.
20 oldum. Hani insan 18-22 arası bir değişim yaşar da maya tutmazsa sikik birisi olarak kalır ya; ben tutturamadım o mayayı.
21 yaşımda da aşık oldum. Rutine bağladı dedim ya zaten. Bu sefer farklı dedim. Siktir dedi Eros bana. Gözlerimin önünde yavşaklaşabilen kalpler gördüm.

 Beni içinde bulunduğum dünyadan alıp götürecek kadar donanımlı bir hayalgücüne sahip oldum. Bir şarkı açıp kahve-sigara ikilisiyle arkanı kalorifere dayayıp yağan karı izlemek değil hayalgücü.
 Koskoca Teknoloji Fakültesi'nin önünde 4cm kalınlığında karı toplayıp kardan adam yapmak. Sonra 'ayy çok tatlııı' diyen kızlara 'daha tatlı yeteneklerim de var' diyebilmek değil sanırım hayalgücü. Daha yaratıcı olabilirim.

 Aragorn her 'There's always hope!' dediğinde içimdeki yaratık göğsümü parçalayıp çıkacak ve kükreyecek diye bekliyorum.
 Birisine kızdığımda kan beynime sıçrıyor ve birden kendimi Hulk'a dönüşmüş olarak bulacağımdan çekiniyorum.
 Aşk acısı çektiğimde veya kendimi çok fazla yalnız hissettiğimde Iron Man'i izleyip Stark'ın 17 yaşında MIT'yi bitirdiğini görüp daha da mutsuz oluyorum.
 Hiç olmazsa bir sürü ucubeyle dolu olsa da bir arkadaş grubuna sahip. Pardon; takım oyuncusu değildi ama değil mi?
 Thor'la kapışmaya g.tüm yemez ama bende birşeyleri değiştirmek için kavga edebilirim. 12 yaşında kavga etmeyi öğrenen birisi için kavgadan kaçmak en son çare gibi gelebilir.

 Ben uyurken birisi ensemden aşağı kar atsa herhalde onu öldürmem. Asit, tuz-buz ve birazcık ateşle ilgili çok yaratıcı fikirlere sahibim.
 Gözlerimin önünde acı çeken birisini görünce bir yerlerimi kesip benim de ona dahil olasım geliyor. Ama acısını katladığımda onunkinin de azalmayacağını bildiğimden yapmıyorum.
 'Çift kişilikli olur ikizler burcu insanı' denince mutlu oluyorum. Bir gün içerisinde onlarca role bürünen bir adama iltifat gibi geliyor.
 Kız olmanın zorluklarından bahseden kezbanlara gülüyorum sadece. Peki sen hiç kolunda kıl olan bir kıza 'çok güzelsin' deme mecburiyetinde bulundun mu?

 Çirkin kızlar çöp. Makyaj, orayı burayı açmak falan kurtarmıyor. Aynısı çok kısa boylu erkek için de geçerli. Denendi onaylandı. Yaparsın vücudu Spartacus gibi olursun her türlü giderin olur.
 Limiti sonsuza giderken biri çelme takıp düşürseydi ya da kürekle vurup bayıltıp sikseydi hayat böyle vanilya kokmazdı.
 Anneme atom parçalayacam desem altına gazete ser halıyı yeni sildim der. Ya da kökten izin vermez perdeler sararıyor diye.
 Aşka değil de karşılıklı sabıra, tahammüle, sevgiye, hoşgörüye inanıyorum. E neyin acısı bu bitişten sonra gelen? Kuyruğunu mu kıstırdın kuçucuk?
 Hayatıma giren insanlar hep yalnız geldiler bana. Keşke karakterlerini de getirselerdi yanlarında.
 Azrail bile ayağına gelecek neyin tribinde miyim? Kanatlarını açtığında tüm evreni gölgede bırakabilen birşeyden bahsettiğinden haberin var mı kezbansu?


 Hafta sonlarım ucuz bira, tuzlu fıstık ve bayat patates kızartması ile geçiyor. Hafta içi 'yhaaa sensiz olmaz şapşik yaa' ile.
 Daha kaç kişi iki yakamın bir araya gelmeyeceğini söylecek bana? Ben çok memnunum sikik kaderimden evet.
 Halil Sezai dinlerken yüzümde hiçbir ifade yok. Cem Adrian dinlerken yüzümü buruşturuyorum. Emre Aydın 'başka adamlarla başka şehirlerde' deyince sanatçı, ben 'amına goduğum gaşarı' deyince toplumdan tepki alıyorum.
 Ben özlemiyorum kendi girmiş rüyalarıma. Nasıl yolunu bulduysa. Bir bilinçaltıma yatmadığı kalmıştı demiş ya Jr İskender hani; gördünmü inceyi.


 Sen mutsuzken de ota boka gülebilir insanlar. Sen de gül anasını satayım. Osuruğa gülen toplumdan boka gülmemesini bekleyemezsin.
 Ben ki Ac/Dc Rio, Muse Wembley, Rhcp Slane Castle, Iron Maiden Donington, G&R Tokyo, Coldplay Madrid, Metallica Moskova konserlerini kaçırmışım. Bir John'suz Rhcp konseri için ağlamam elbette. John yoktu bir kere oğlum ya.

 'Başında bir yerlerde 'Kaptan' olacaktı.'

 Allah yapılan iyiliklerin mükafatını bazen cennete bile bırakmadığı gibi kötülüklerin cezalarını da cehenneme bırakmaz yiğidim.
 Hayır; yargılanmadan yaşamak istiyorsun, toplumun sana değişik gözüyle bakmamasını istiyorsun. Bolca kahve, ilgi, sigara, müzik, sevgi, sarılmak falan istiyorsun. Sonra gidip nutella kaşıklıyorsun. Sana yeni Patch lazım bence.

 Ne zaman beynimizin içine yerleştirdikleri bir çip sayesinde sevmediğimiz insanlar konuşunca müzik çalacak.

 Guy Ritchie'nin şarkı listesini görmek istiyorum.

 O kadar değişik konularda yazdım ki yazının sonuna uygun şarkı bulamayacağım sanırım.

 Buraya kadar tahammül edip beni okuduysan kim olursan ol seni seviyorum bunu bil <3. Karşılıklı tahammül tamam, sevgi, saygı ve hoşgörüyü de tamamlarsak eğer benimle evlenebilirsin.

 Beyin kıvrımlarımı aldıramıyor muyum? Bazen kulaklarımdan akan bir fantezi dünyasına sahip olduğumun farkına varıyorum ve bu beni rahatsız ediyor.

 Ağızdan ve kulaktan akması olayı farklı beynin. Ağızdan akan beyin boş konuşmuşluktur.

 Filmin başında çok beğendiğim kızlar hep filmin sonuna doğru ölüyorlar. Tamam eyvallah da gerçek hayatta beğendiğim kızların benim için ölmüş olmaları? Defter sile yaza sile yaza bakkal defterine döndü.

 Şunları yazarken dinlediğim şarkıları yazsam bana aşık olurdun. Ya da yazayım dur da bari aşık olma.

John Frusciante - Central
Muse - Assasin
Muse - Madness (ilk satırlardan belli olmuştur.)
Metallica - Whiskey in the Jar
The Sonics - Have Love Will Travel
Black Strobe - I'm a Man
Halil Sezai - Sonbahar
The Subways - Rock'n Roll Queen
Coldplay - Viva La Vida
Muse - Knights of Cydonia
Rhcp - Dani California
Rhcp -Soul to Squeeze
Princess Chelsea -The Cigarette Duet
Rhcp - Desecration Smile
Led Zeppelin - Kashmir
John Frusciante - Dying

ee bunca şarkıdan hangisiyle yapsak ki kapanışı?

'\o/\o/\o/' pera pera peradays pera pera peradays '\o/\o/\o/'


 yok onun çok ekmeğini yedim.

Muse- Madness düşünmüştüm başlarda.

yok o da olmaz. Bunun belki alakası yok ama birden geldi aklıma.




sağlıcakla kalın..

1 yorum: