Ya varya. Ya şuanda acayip sinirliyim. Baştan uyarıyorum bak bu yazı tonla küfür, hakaret, ağır söz vs içerecek. Hatta %95 bile diyebilirim. Ucu dokunsun dokunmasın kim varsa da sikimde bile değil artık. Harbiden de yeter diyorum ya. Burada kime küfür ettiysem, sövdüysem karşıma çıkıp sakın 2 kelime etmeye kalkmasın kafasını duvara sürterim. Ciddiyim. Bulursam zaten sürtücem birde kendi ayağıyla gelmesin yani.
Bu anasını siktiğim tatlı, cici, mutlu mesut, kendilerinden bile habersiz aptal ve bilinçsiz insanlar barındıran dünyada aklını sike sürebileceğimiz doğru düzgün adam yok mu lan? Yok mu ya. Ya en başından başlayalım. Siktiğim okuluna yolladınız beni iyi güzel. İlk öğrenimi göreceğim yerde 70 tane sik kafalı bebe ile hocanın sesini bile neredeyse hiç duyamadan 5 sene geçirdim. İlk okuyabildiğim kelime 'Televizyon' du mesela.
İlginçtir, hiç unutamam. Babam gazetenin verdiği bulmaca ekinin kenarına sözcükler yazıp dururdu her akşam. Ne zaman okumayı öğreneceğim diye merak ediyordu. İlk onu doğru düzgün bir şekilde okuyabildiğimi fark ettim. Sonrasında bağımlısı oldum. Pokemonuydu, şirinleriydi falan derken çocukluğumun büyük travmalarını geçirip kendime müthiş hayal gücüm aracılığıyla süper kahramanlardan arkadaşlar, örnek alınası kişilikler edindim.
Her neyse, son 4 senedir falan hiç televizyon seyretmedim. Yani kendi irademle oturup bir kanalı açıp karşısına geçip birşey izlemedim. Arkadaş ortamlarında, aile ziyaretlerinde vs televizyona maruz kaldığım ilk yarım saat sonunda beynime ağrılar girmeye başlıyor artık o derece nefret ediyorum. Niye mi? Çünkü en sevdiğim şeydi ve ilk okumayı öğrendiğimde onu telaffuz etmiştim.
Sonra ne zamandı bilmiyorum; çarpım tablosu. Annemin büyük yardımları sonucunda ezberlemiştim. Onun da hikayesi ayrı tabi. Annem her akşam yatağımı sererken 5'lerden başlatırdı beni yanına dikip saydırmaya. 1 Hafta sonra bu olaydan sıkılıp oturup bi kere tamamen kendimi verip ezberlemiştim. Sonra çarpım tablosundan nefret etmedim çünkü içerisinde hiç rakam olmayan matematik sorularıyla karşılaştım.
Ya sizin vereceğiniz diferansiyel denklemler dersini sikeyim üniversite gibi. Anasını siktiğim şu kolaycacık dersi bile cacığa dahi doğranmayacak heriflerin eline düşürdünüz ya ne diyeyim size akademik yönetimini siktiğim yeri.
Ya dur derslere sonra başka bir yazıda söverim daha saçlarım tam dökülmüş değil nasılsa. (Makine mühendisliği 2. sınıfım ve saçlarımın ne kadarının döküldüğünü arada oturup hesaplıyorum siz düşünün.)
Amk kezbanları. Sizin ben gelmişinizi geçmişinizi sikeyim. Haa, dur bak şimdi burada en başta sezar'ın hakkını sezar'a verelim. Ya tamam bacım biz dünyanın en yakışıklı erkek nüfusuna sahip milleti değiliz. Kibar değiliz, centilmen değiliz, zeus heykeli gibi boy pos vücut da yok. Ama evde bütün gün sidikli amınızı kaşıyıp kaşıyıp sonra gelip orada burda 'odonösli örkök östöyöm bön yoaa' demeyin ya. Valla demeyin. Artık gına geldi amına koyayım. Ya bak her seferinde kızdır hadi narindir, kırılgandır, gelecekte anne olacaktır, babasının anasının bir tanesi olarak yetişmiştir nazlıdır falan anlarım deyip deyip tepeme çıkarıyorum bir kezban bulup. Sonra vakti geldiğinde ayısı da krosu da marabası da ben oluyorum bu ilişkinin. Ya siktiğim dünyasında sevgi ve samimiyet bu kadar pahalı da orospuluk bu kadar ucuz muydu lan? O bacak aranı elbet bir gün açacaksın birine tamam ama (burası biraz tepki çekebilir; bilirsiniz genellemelerim genelde istisnaları kapsar ve önemsizdir) bunu yapmadan önce o sikik dilini kaç tane herifin gırtlağına soktun? Söylediğin sayıyı 3 ile çarpmayı da ihmal etmeyeceğim merak etme.
Ufak ufak gidiyoruz, bahsedilecek çok konu, edilecek çok küfür var daha çünkü.
Ya, sen. Evet sen. Ortamın 'piç adamı' diye tabir edilen yavşak, yüzsüz, karaktersiz göt oğlanı. Eve gittiğinde 'beyler keraneye nasıl girebilirim' diye inci sözlüğe başlık açıp yüzyılın ayarını yiyor, arkadaş ortamlarında en kral am nasıl yalanır onu anlatıyor. Ya sen nasıl bir orospu çocuğusun ki istemeye istemeye selam verildiği halde hala çıkarına nazaran o ortamda durabiliyorsun? Algın mı kıt? Yoksa günde 9 defa mastürbasyon yaptığı için vücudundaki kanın %90'ını taşaklarında taşıyan, bu yüzden beyni kansızlıktan kuruyan bir ergen olarak büyüyemedinmi hala?
Yazının bu kısmına kadarki imlâ hatalarına gözü takılan mükemmeliyyetçi (tek y de olabilir, bilmiyorum ama şuanda zaten oraya gözü takılana sövüyorum.) senin de amına koyayım. Hayat sana güzel tabi herşeyin mükemmel olmasını arzulayarak hayatın asıl gerçeklerinden bihaber bir şekilde kafanı sokuşturduğun o kumun içinde mutlusun. Siktir git sende git.
Ufak ufak beni bu yazıyı yazacak kadar sinirlendiren am hoşaflarına doğru yaklaşıyoruz ama birkaç bahsetmem gereken tip daha var arada.
Senin o entel görünecem diye boynuna taktığın fuları ananın.. neyse dur anayı karıştırmayayım. Senin o boynuna taktığın fuları sikeyim cici çocuk. 2 tane am için bütün erkekleri kötüleyip yalakası olduğun kız kankalarına sırf belki içirip sikerim umuduyla 'yaa Berkcan zaten seni hak etmiyordu sen daha iyilerine layıksın, önemli olan senin mutluluğun' edebiyatı yaptığın ağzını sikeyim. O kız Berkcan'dan sonra karşısına Bill Cosby gelse 'ben insanlara güvenemiyorum yaa' der ama sikik tipli, cüzdanı kalın kekonun biri gelince de seni ve Berkcan'ı siklemeden direk kucağına atlar. Anlıyo musun abazalıktan beynini am bürümüş sokuk herif? Bırak kızlar kendi sorunlarını iki kaşık nutella ve birkaç rulo peçeteyle halletsinler. Senin vereceğin sikik tavsiyeler sadece onların egolarını tatmin etmekle kalacak çünkü. Ya az beynini çalıştır ya.
Allah'ım yaratıyorsun takip etmeyi bırakıyorsun yapma etme kurbanın olayım ya.
Ülkenin anasını sikebildikleri kadar siktiler zaten bu yüzden siyasi mevzulara hiç dalasım bile yok. Anca bizim sığır milletimizin g.tü sikilmekten kangren olacak; o zaman akılları başlarına gelecek.
Gelgelelim bu yazıyı bana yazdıran asıl sebebe.
Ya ben bu siktiğim oyununu (League of Legends) senelerdir oynuyorum. Sayısız maç attım, izlemediğim turnuva maçı kalmadı sayılır, 3 sezondur ne oluyor ne bitiyor her bokundan haberim var. İyi yada kötü oynuyorum diye bir yorum yapmak istemiyorum; çünkü hiçbir zaman iddiam olmadı ama savunduğum tek birşey var o da doublelift reyizin dediği gibi; 'Ben en iyisiyim, geri kalan herkes çöp.'
Neyse egomu sikeyim, devam edelim. Ya ben bu siktiğim oyununda bir gün adam akıllı zevk alarak oynayamayacak mıyım ya. Gardaş bu gözler neler gördü; anlatsam Stephen King romanlarından daha fazla cildi çıkar ama en son gördüğüm şeye geliyorum. Bizzat bu konuşma geçti aramızda.
x, y, z, t, Chensy (ben) odaya katıldı.
x: Beyler aranızda Allah'a söven var mı?
Chensy : Yok la durup dururken niye sövelim Allah'a şimdi.
x: Hayır söven varsa şimdiden söyleyeyim de trollüyecem. Müslüman değil misiniz siz?
y: Tabiki öyleyiz de durup dururken nereden çıktı bu şimdi?
t: Birader oyununa baksın herkes sanane kimin kime sövüp sövmediğinden?
x: Chensy müslüman değil misin sen? (Lan kabak bana niye patladıysa)
Chensy: Müslümanız da şimdi bunun oyunla alakası nedir? İyi oynamazsan sana söverim zaten Allah'ı niye karıştırayım işin içine. (Ya o oyun başında falan trollüyorum diyerekten gereksiz yere öl senin anandan girip 7 sülalenden çıkmazsam ibneyim)
x: Haa sövüyosun yani. Sen Allah'a da sövüyorsundur kesin. Trollüyorum ben beyler.
Chensy: İyi de güzel kardeşim bir kişi söven olsa bile bu kalanların hakkına geçmen demek değil mi? (Sövme mevzusu sikimde değil ya ben o anlık alacağım puana bakıyorum sövenin g.tüne soksunlar diğer tarafta kazığı niye burada ben uğraşacam)
x: Trollüyorum sus.
Chensy: Lan beyin hücrelerini siktiğim dangalağı bana kızdın diye bu 3 adamın günahı ne ben sana ne dedim zaten?
Aklımdan o an matrix filminde o yeşil arka plandan akan sayılar gibi bir sürü şey geçti.
1- Ya sen Metatron musun be orospu çocuğu? Sana ne kimin tanrıya, Allah'a, kitaba vs sövdüğünden?
2- Skype vs vereceksen (yiyosa) ver de erkek gibi de bizde birşeyler ayarlayalım değil mi?
3- Bu soktuğum oyununu 5 kişi oynuyoruz değil mi? Seni sayma, 4. Ya bu anasını siktiğim oyununda hadi biri sövdü yine diyelim. Diğer 3 kişinin hakkına girmiyor musun? Bu mu müslümanlık anlayışın?
4- Hangi cemaat evinde kalıyorsun da porno izleme faslınız bitip oyuna geçtiniz?
5- Ya sen why so orospu çocuğu ya?
... Diye gidiyor işte. Neyse, oyunu kaybettik. Sonraki oyun geldi.
Aramızda ormancı ile geçen muhabbet; (orta koridordayım)
Chensy: Daha 2 lvl'ım gelmene gerek yok zaten ben rahatım burada totemim de var.
Ormancı: Tamam ittiririz biraz ne olacak buffların süresi geçmesin. (Bak kafaya bak.)
Chensy: Dalış yapma kulenin altına sakın..
Demeye kalmadan gelip karşımdaki adama tüm güçlendirmeleri ve ilk kanı vermez mi.. Tamam hadi çocuktur yaptı bi hata. Zaten Gragas'a karşı LeBlanc oynuyorum her türlü laneyi alacam istediği kadar skor alsın.
Neyse bu gitti dolaştı biraz ortalıkta. Mavi güçlendirme süresi geldi.
(Bu siktiğim güçlendirmesi ormancı çok çok geride kalmadı ise 2. seferde orta koridora verilir. Ama siktiğim Türkiye serverında para lazım olduğu için, mana çabuk bittiği için, enerji yetmediği için, ifrit keserken bekleme süresinde azalma lazım olduğu için ormancıdan başkasına verilmez. Sen kesiyorsan bile gelip çarp atarlar.)
Ben ufak ufak yaklaşıp geliyorum işareti verdim. Aldığım cevap şu;
Ormancı: Sana vereyim de adama taşı dimi? Ben alıcam sana yok mavi falan. (Zaten o anda bi 'ananın amına sok onu ya orospu evladı' geldi ağzıma da sustum.)
Chensy: La olm ben ölmedim ki hiç zaten adamı da dürtüyorum ver de rahat dürteyim.
Ormancı: Yok öyle birşey sen unut bunu.
Baktım karşımdaki gragas paşalar gibi almış mavisini, totemini itemini gelmiş. Hadi mavim yok diye koridoru ona terk edecek değilim. Ama adam 3 saniyede bir de fıçı atıyor manası bitmiyor. Ben bi dürteyim derken mana dibi görüyor. E haliyle bizim ormancı hayalet vs ile uğraşırken karşı ormancı da gelip beni kesince başlıyor muhabbet.
Solo: Lb ile gragasa ezilen ilk seni görüyorum amına kodumun malı. (He karşıtını aldık diye tek atıcam zaten)
Adc: Farm yap bence daha fazla uğrasma adamla (Adamın 3 katı yaptım neredeyse. Siktiğim mavisi olsa 2 atıcam kekoya)
Support: Neden totem atmıyorsun ölüsünü siktiğim? (Totemden sorumlu devlet bakanı o.ç)
Ormancı: /all gg beyler report lb orospu çocuğu kastırdı (İlk kanı dökülen amı yarık gelin gibi bağırmasından belli zaten herşey)
Ya size ben o bilgisayarı alan ananızın babanızın amına koyayım ya. Ya ben bu siktiğim oyununda 0/8 giden adama bile moral olsun diye 'sıkma canını takım savaşlarında toparlarsın' diyorum. Adamlar gelmiş daha ilk ölümümde bahaneleri üretiyorlar. Ya bu siktiğim oyunu takımla oynanıyor değil mi? 0/55 falan değiliz ya daha bir kere öldük herkes faturayı bize kesiyor. Skor tabelasında 0/4 olan adam bile gelmiş bana suç bulmaya çalışıyor.
Bu anasını siktiğim oyununu günde 27 milyon kişi oynuyor. Ve en az 3/4 ü 15 yaş altı beyinsiz am suratlılardan oluşuyor. Oyuna sadece içindeki vahşet ve eziklik duygusunu tatmin edebilmek için giriyorlar, milletin oyununu sikip atıyorlar. Yaptıkları şey sadece salak salak oynamak ve sövmek. Başka hiçbir sik bilmiyorlar. En sonunda internet cafeleri dolaşıp bu oyunu oynayanları izleyeceğim. Söven olursa, salak salak hareketler yapan ve hala suçu başkasına atan olursa kafasını o klavyeye yapıştıracam. En sonunda yapacam bunu ya gerçekten yapıcam. Siktiğim oyununda 3 karakterden fazla bilmeyen 12 yaşındaki çocuktan küfür yemek zorunda mıyım lan ben? Yeter amına kodumun bebelerinden çektiğim. Eskiden telefon numaralarını aldığım klavye delikanlılarının hepsi sadece sövüp kapatıyordu. En sonunda online oyun yüzünden cinayet işleyip cezası neyse yatıcam o olacak ya.
Çok saçma salak sikik sokuk bi yazı oldu ama hayırlısı. Ya siktiğim beyinsizleri oynamayın şu oyunu oynamayın ya. Daha fazla katletme skoru istiyorsan git cs oyna, age of oyna. Ama benim oyunumu gelip sikik sebeplerden dolayı zehir de etme.
Harbi diyorum o nicklerin hepsi aklımda. Umarım yaşarken birisine rastlarım da onu çıktığı anasının amına geri sokarım.
Hadi siktirin gidin sizde ya. Valla sinirden çatlayacağım artık. 1 senedir yalnızlıktan dolayı hiçbirşeye sarmadım, bu oyunla moral buluyordum, bu oyunla rahatlıyordum onun da anasını siktiniz siktiğim ergenleri.
Kezban etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kezban etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Saçmalamaca vol bilmemkaç.
Dışarıda bir hayat var. Televizyonda vaktini harcayabileceğin yüzlerce kanal var. Okuyabileceğin milyonlarca kitap, dergi, gazete vs var. Gidip laklak edebileceğin yüzlerce insan var. Eğer tanışmıyorsak bunları göz önünde bulundurmalısın.
Ama eğer tanışıyorsak; ya bu blogun sıkı bir takipçisisindir ya da eskilerden birisindir. Tarzımı vs. bildiğin için sana hiçbir tavsiyem yok. Beni tanıdığın için de dünyanın en şanslı insanı sayabilirsin kendini.
Bu sefer farklı birşey yaptım. Günlüğüme haftalar önce yazdığım bir yazıdan alıntılar yaparak ilerleyeceğim. Bakalım sonunda acaba ne olacak?
....
Sinnerman
Nina Simone'in o müthiş şarkısını başlık olarak atmayı uygun gördüm. Şarkı eşliğinde okumak isteyenler için;
''Günahkar; nereye koşarsın?
Nereye gitmek istersin?
Sen tüm gün?
..
.
.
Koskoca tanrı dedi ki; koş şeytana;
Dedi ki; tüm gün git şeytana...''
....
İrademden bağımsız nefsimin çizdiği rotadan hedefine doğru koşarken dışarıdan alamadığım uyarılar sonucu bilmeden günaha koşmuşum. Ve tanrı beni boş zamanlarımda yakaladı. Yeterince derdimin olmadığını düşünmüş olmalı ki bana bir de yalnızlığı bahşetti. İşsizliğime yakınmama cevaben 'Al sen bunla oyalan' demiş olmalı. Ve ben dönemsel dengesizliklerim sonucu dışarıdan denge özürlü bir birey olarak algılanıyorum.
Heh zaten bu zamana kadar sıkılan siktirip gitmiştir çoktan. Gel biraz samimiyete dökelim yazıyı.
Pucca denen bir şahıs var. Gerçi bu blog'dan da yeni nesil yazarlara çok sallar oldum ama bunu da yapmadan geçemeyeceğim. Kezbanın teki. Hatta kezbanın bayrak sallayanı da diyebiliriz. Kanıtlarla mı konuşmak gerekiyor illa? Buradan görebilirsiniz. Açıklama yapma gereği duymuyorum. Kızların da mastürbasyon yaparken fantezi kurduğunu biliyoruz.
(dur burada filmi bi keselim. sen kimsin ki pucca'mızı eleştiriyosun yeaa diyecek tumbılır kızları çıkacaktır elbet. ya da bizzat pucca beni dava edebilir ki eğer dava etmeden önce haber verirse de sevinirim. gerçi twitter'da benden 300bin daha fazla takipçiye sahip birisi böyle şeylerle uğraşmaz değilmi canım? sen git bizim Türk kızlarına sevişmenin bir hak olduğunu, özgür birşeyler olduğunu falan öğret. doğru yoldasın bak ona laf etmem. sizin gibileri bunlara yol gösterdikçe daha pişman, daha istekli ve daha hareketli bireyler oluyor kızlarımız. çünkü her aşk bir öncekinin intikamıdır gözüyle baktığınız ilişkileri öylece empoze ediyorsunuz ki genç dimağlara (dimağ; anlamını tam bilmediğim fakat kullanmaya can attığım bir kelimeydi. küfürse hakaret davasına eklersin.) 14 yaşında facebook duvarlarından 'erkeklere güven olmuyor yeaa' dedirtiyorsunuz. bayram şekerlerini çaldık sanki ak. 14 yaşında bunu yazan kız üniversiteye geçince de ortalığın amına koyuyor haliyle. hele iş hayatına atılıp da cebi 5 kuruş para görünce özgür kızlar kesiliyorlar başımıza. yolunun doğruluğu ya da yanlışlığını eleştirmek bana düşmez. herkes bildiği işi yapsın. kitap yaz, ergenlerin beğenisini kazan.)
Pucca ilginç bir kız harbiden. Twitter'da takip ediyorum; kitabını okudum, ekşi'deki yorumlarını gözden geçirdim. Onun gibi olmak isteyen kızlarımıza tavsiyeler de verebilirim aslında. İlk tavsiyem; blog açıp nasıl yiyiştiğinizi anlatın. İkinci tavsiyem; kitap yazıp nasıl yiyiştiğinizi anlatın. Beyaz bir köpek edinin her çaresiz müzmin bekar gibi. Gidin ondan sonra abazalığınızı diğer kezbanlarla twitterda falan paylaşın işte.
Aslına bakarsanız reverse engineer'in dediği gibi Nihat Doğan'ın sanatçı, Rasim Ozan Kütahyalı'nın gazeteci, Recep Akdağ'ın bakan, Sabri Sarıoğlu'nun lisanslı profesyonel futbolcu olduğu ülkede Pucca yazar olmuş; hiç yadırgamam.
Sonuna kadar saçmalık, orta okul edebiyatı. Yaşanmışlıkların sınırlarında volta atan bir hayal gücü. Kısacası; acınası. Kadınlar edebiyat yapamıyor harbidende. Oysa öylesine dolular ki; bazılarının canına öyle okunmuş, nasıl dertlerle dolular. Ve hala dimdik yürüyebiliyorlar kalabalıkta.
Her neyse madem yazıda Pucca'ya sardık öyle bitirelim. En son Pucca'ya atılan resimlere bakmıştım. Şimdi yeni modadır zaten okurlar eserlerle deniz kenarında, oje renkleri ve bacakları belli olacak şekilde çekilen resimlerini eser sahiplerini etiketler vs birşeyler yapar, eser sahipleri rt ya da albüm sureti ile bunları paylaşır. İşte Pucca'ya yollanan fotoğraflara baktım da babasının parasıyla tatile gitmiş am beyinli kızlarımızla sik kafalı oğlanlarımız Bodrum, Marmaris, Antalya gibi yerlerde ellerinde kokteyl kadehleri ile bütün gün yarrak yemiş fok balığı gibi birşeyler okuyormuş meğerse. E bu rusları kim sikiyor oğlum? Tabi ki de angutyus reyizin de dediği gibi;
kasma annem, kasma. bilgi, birikim, ağdalı laflar, şiirler ile mala vurulsaydı, tarihde ki, tüm filozoflar, sabah akşam am yalardı. alayı abazan gitmiş. kafa sikme. kafasını sikme kardesim, hatun kişinin. kalın kitaplardan topladığın, üç beş kelime ile kendi doğrularını dayatmak için kasma. relax ol, esnek ol, taşşağa vur. ben farklıyım yeee... diye dolanma ibiş gibi. bak etrafına, senin gibi bir sürü kültür mantarı dolaşıyor.
Kapatırken;
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)